10.Sınıf Edebiyat Sorumluluk Soruları 2026, 10.Sınıf Edebiyat Sorumluluk Sınav Soruları, SORUMLULUK SINAV SORULARI, YAZILILAR, SORUMLULUK SINAVLARI,
Bu çalışmada, yeni müfredata uygun, kazanımları kapsayan ve sınav mantığını yansıtan sorulara yer verilmiştir. Amaç; öğrencilerin konuları ezberleyerek değil, anlayarak ve yorumlayarak sınava hazırlanmasını sağlamak. Aynı zamanda öğretmenler için de pratik bir tekrar ve ölçme aracı sunmayı hedefliyoruz.
Edebiyatı sadece sınavdan geçmek için değil, düşünmeyi ve anlamayı geliştiren bir ders olarak gören herkes için bu içerik, 2026 sorumluluk sınavları öncesinde güvenilir bir kaynak olacaktır. 📘✨
.............. EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI ........................ANADOLU LİSESİ 10. SINIF TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI DERSİ SORUMLULUK SINAVISORULAR
DERSKONUM.COM MESLEKİ
VE TEKNİK ANADOLU LİSESİ
202....-202...
EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI
10. SINIF TÜRK DİLİ
VE EDEBİYATI DERSİ (EYLÜL DÖNEMİ) SORUMLULUK SINAVI
ADI-SOYADI:
NOTU:
SINIFI:
NO:
SINAV KOMİSYONU
Sınav Komisyonu
toplanarak Sınıf Geçme ve Sınav Yönetmeliğinin 43. ve 47. maddeleri gereğince
yapılacak olan yazılı sınav için aşağıdaki soruların sorulmasına karar
verilmiştir.
|
KOMİSYON ÜYELERİ |
||
|
Okul Müdür Yardımcısı (Sınav Komisyon Başkanı) |
Türk Dili ve Edebiyatı Öğr. (Sınav
Komisyon Üyeleri) |
|
|
GÖZETMEN |
|
|
OKUMA VE YAZMA
BECERİSİ
(…)
Tarih sürecinde edebiyatın en önemli malzemesini savaşlar
oluşturmuştur. Batı edebiyatında savaşları işleyen romanların başında
Tolstoy’un (Tolstoy) “Harp ve Sulh” romanı gelir. Tolstoy, bu romanını savaş
meydanlarında gezerek yaptığı gözlemlere dayanarak yazmıştır. Osmanlı
Devleti’nin I. Dünya Savaşı’na katılmasıyla birlikte savaş yılları, özellikle
Çanakkale ve Kafkas cepheleri en çok işlenen konu olmuştur. Peyami Safa’nın
“Mahşer” olarak adlandırdığı ortam, savaş dolayısıyla ilan edilen olağanüstü
hâl sonucunda İstanbul’da fakir ve zengin iki halk grubunun yaşadığı bir
ortamdır. Yazar, bu haksızlıkları mahşer diyerek adlandırır. Yakup Kadri’ye
göre ise “Sodom ve Gomore”dir.
Edebiyat bilgi ve kuramları, Aliye Uslu Üstten
1. Yukarıdaki parçadan hareketle edebiyatın tarihle
olan ilişkisini beş cümleyle açıklayınız.(5x3=15 puan)
-
-
-
-
-
GARİP BİR HEDİYE
Çarşıdaki kuyumcu dükkânları önünde Feridun
iki saattir dolaşıyor, hiçbirine girmeye cesaret edemiyordu. Satacağı bir şeyi
kalmamıştı; yalnız cebinde bir tıraş fırçası vardı ki onun bir değeri olup
olmadığını sormak istiyordu. Velev ki fildişi saplı, nakışlı, işlemeli de
olsun, bir tıraş fırçasının kıymeti ne olabilirdi? Bunu sormaktan utanıyordu... Hem sade utanmak
değil, biraz da korkuyordu, muhakkak ki beş para etmeyecekti: Ona
vaktiyle bunu hediye eden Yahudi “Değerlidir, kadrini bil, sakın atma,
zamanında işine yarar!” dediği zaman muhakkak eğlenmişti; bu bir azizlikti.
Şimdi ona güvenerek nasıl soracaktı?
(...)
Cebinden fırçayı bir kere daha çıkardı,
baktı: Alelade, herkesteki gibi, beş, on kuruşluk bir maldı, buna bir kıymet verebilmek için insan ya
mecnun olmalı yahut kendisi gibi artık,
açlık ve sefalet içinde şuurunu yarı kaybedip
hayalata kapılmış bulunmalıydı... Dönmeye karar verdi, sonra
vazgeçti, büyük mağazalara giremeyeceğini anlayarak camekânında sekiz on gümüş
halka, birkaç kâse Yemen taşı duran ufacık bir dükkânın kapısını itti; bir çıngırak öttü,
içeride, mavi
ışıklı bir ispirto lambasının üzerine eğilmiş yandan gözlüklü, keten önlüklü,
kart, kırçıl bir kuyumcu,
loşluğa gömülü, işiyle meşguldü. Gözlerini kaldırıp
gelen adamı süzdü, sonra, isteksiz, hatta biraz da ürkekçe: “Nedir,
ne istersin?” diye sordu. Feridun fırçayı uzattı:
“Vaktiyle birisi hediye etmişti,” dedi, “kıymetli olduğunu söylemişti, acaba
hakikaten bir değeri var mı? Bakar mısınız?” Öbürü merakla eline aldı, evirdi,
çevirdi, salladı, tırnağıyla kazıdı, sonra geri verdi: “Beş para etmez, mezat
malında eşi çok!” dedi.
(...)
Yolculardan kıyafetsiz bir ihtiyar Yahudi, güvertede
dünyadan habersiz, hırs ve heyecan içinde eşyalarını istif etmekle meşgul iken
vincin altına girmiş ve tam o sırada demir kancadan kurtulan bir iri denk
olanca ağırlığıyla herifin başına inerken o, emsalsiz bir çeviklikle hemen
fırlamış, kucaklayınca Yahudi’yi ölümden kurtarmıştı... Fakat yük Feridun’un
tam omzunun yanından askeri kaputunu yır-tarak geçmişti. Kendine gelen Yahudi
eşyalarının arasından bir kocaman kutu açmış, sıra sıra dizilmiş tıraş
fırçalarından bir tanesini ayırmış ve ona uzatarak: “Değerlidir,
kadrini bil, sakın atma, zamanında işine yarar;” demişti.
(...)
Kıllarından yakalayıp pencereden uzattı; aşağıda kale
duvarlarına yakın bir iri yalak taşı vardı; ortasını nişanladı, parmağını
sokmuş bir akrebi silker gibi hızla attı ve görmek için dikkat kesilip baktı.
Fırçanın kemik sapı sert bir ses çıkardı. Sonra büsbütün çökmüş,
koyulaşmış olan karanlığın içinde yan yana iki göz, iki nokta parladı. Feridun bunlara, bu maviye yakın bir renkle ışıldayan şeylere
uzaktan bir müddet şaşkınlıkla baktı, sonra
birden yüreğini akıl almaz bir ümidin kapan gibi sıktığını duydu; merdivenleri dörder dörder atlayarak aşağıya
koştu, sokağa fırladı, eğildi,
göğün bellisiz aydınlığını yüreklerinde toplayarak süprüntüler içinde
hâlâ pırıl pırıl yanan bu iki ufak şeyi, iki küçük taş parçasını ellerine aldı,
gene koşarak içeriye döndü. İdare lâmbasının ölgün ışığına tutup baktığı zaman
bunların birer elmas parçası olduğunu anlamıştı.
(...)
Refik
Halid KARAY, Memleket Hikâyeleri
2. Yukarıdaki
parçadan yola çıkarak aşağıdaki soruları cevaplandırınız. (6x5=30 puan)
Kişi/Kişiler:
Mekân:
Zaman:
Tema:
Anlatıcı/Bakış Açısı:
Anlatım Biçimleri:
Edebiyattan
uyarlanmış bir film, edebî eseri tam anlamıyla yansıtmaz. Hikâyede kurgulanan
olay örgüsü, şahıslar, zaman ve mekân unsurları ile filmdeki olay örgüsü,
şahıslar, zaman ve mekân unsurları arasında farklılıklar vardır. Hikâyedeki
açık ve örtük iletilerin filme yansımasında da farklılıklar olabilir. Kimi
zaman da hikâye ve filmde kullanılan anlatıcı ve bakış açıları uyuşmaz.
3. Bu
parçada geçen fiilimsileri belirleyip yazınız. ( 5 x 3 = 15 puan )
(…)
Ne kim kelse erke tilindin kelür
Tilindin kim edgü kim isiz bolır
Eşit büt bu sözke kamug tangta ten
Turup tilke yüknüp tazarru kılur
(…)
Ne gelse insana dilinden gelir
Dilinden (dolayı) kimi iyi, kimi kötü olur.
İşit, inan bu söze her sabah ten
Kalkıp dile eğilerek yalvarır.
Edip Ahmet Yüknekî,
Atebetü’l-hakāyık
4. Yukarıda
Atabetü’l Hakayık’tan günümüz Türkçesine çevrilen şiirin temasından yola
çıkarak en az beş cümleden
oluşan
bir paragraf yazınız.(5x4=20 puan)
5.
Aşağıdaki metinlerin türlerini ve üslup (dil ve anlatım ) özelliklerini
yazınız.( 5x4=20 puan)
|
(…) BÜYÜKANNE —
Sen dedin. BÜYÜKBABA — Ne
demişim? BÜYÜKANNE —
Yok deryayı özlemişin... BÜYÜKBABA
— Özlerim ya. Derya üstünde insana bir
çalım gelir. Hele gece oldu mu, koca derya başlar konuşmaya. Sen nerden
bileceksin? |
(…) Bunlardan
ancak bir oğlan sağ kaldı. Düşmanlar
bu oğlana acıdılar. Onu
öldürmediler; bir kamışlığa
bıraktılar. Düşman gidince bir dişi
kurt bu çocuğa baktı. Onu iyi etti. Yiyecek getirip bu oğlanı besledi. |
|
Metin türü: |
Metin türü: |
|
Üslup özellikleri:
|
Üslup özellikleri: |
|
(…) Atatürk;29
Ekim’den bir gece önce sohbetini kısa tutar,
odasına çekilir ve yatardı.
Yine bir gün önceden çalışma odasında veya kütüphanede, ertesi gün törende ne konuşacağını, neler söylemesi gerektiğini küçük notlar
hâlinde toplar, sonra da hepsinin
ortak noktasını tespitle, konuşmasının ana hatlarını çıkarırdı. Hatta birkaç
kere de kütüphanede bana dinletmişti. |
(…) Kayseri’nin
Talas ilçesinde 75. Yıl Mühibe Germirli İlkokulunda sınıf öğretmeni olan
Hanım Bilen, geçen yıl öğretmen arkadaşlarıyla hazırladığı “Matematikçe
Öğreniyorum” projesi ile öğrencilerine yeni tip koronavirüs (COVID-19)
salgını sürecinde matematiği sevdiriyor. |
|
Metin türü: |
Metin türü: |
|
Üslup özellikleri: |
Üslup özellikleri: |
DİNLEME BECERİSİ
HACİVAT-KARAGÖZ
NOT:
DİNLEME İKİ KEZ YAPILACAKTIR.
1.
Karagöz ve Hacivat hangi padişah zamanında yaşamıştır? (15 puan)
2.
Karagöz ve Hacivat’ı perdeye aktaran ilk kişi kimdir?(15 puan)
3. Karagöz ve Hacivat hikâyesinin aslını kısaca
yazınız. (20 puan)
4.
Hacivat’ın karakter özelliklerini yazınız?(15 puan)
5. Karagöz’ün karakter özelliklerini yazınız?(15
puan)
6. Karagöz ve Hacivat oyununda yer alan
karakterlerden beş tanesini yazınız.(5x2=10 puan)
7.
Karagöz ve Hacivat oyunları hangi cümle ile biter? Yazınız.( 10 puan)
KONUŞMA
BECERİSİ
1.
Aşağıdaki konuşmanız için çeşitli temalar verilmiştir. Konuşmak istediğiniz
temayı işaretleyiniz.
Konuşmanız için sizlere 2-3 dakika arası süre verilecektir. Yapmış olduğunuz konuşma Değerlendirme Ölçeği ’ne göre değerlendirecektir.
Açık Sözlülük
Girişimcilik
Anlayış
Samimiyet
Adanmışlık
Adalet
Bayrak sevgisi
Dürüstlük
Alçak gönüllülük
Yardım Etme
Duyarlı olmak
Aile mutluluğu
Vatan sevgisi
Düşkünlere yardım
Başarma
Özgürlük
Saygı (Başkalarına)
Eşitlik
Güven
Sevgi
Azimli olmak
Şefkat
İtibar
Tasarruf etme
Cömertlik
Yaşama Sevinci
Neşe
Onur
Öz güven
Kibarlık
Mücadele
Şefkat
Eşitlik
Fedakârlık
Maneviyat
Sadakat
Liderlik
İletişim
Yaratıcılık
Empati
|
ÖLÇÜTLER |
PUANLAMA |
|
|
Puan
Değeri |
Alınan
Puan |
|
|
Boğumlama,
vurgulama, tonlama ve duraklamaya dikkat ederek konuşur. |
15
puan |
|
|
Konuşmasına
etkili bir başlangıç yapar. Konuşmasının içeriğini zenginleştirir. |
15 puan |
|
|
Konuşurken
gereksiz ses ve kelimeler kullanmaktan kaçınır. |
15 puan |
|
|
Konuşmasında
beden dilini doğru ve etkili biçimde kullanır. |
15 puan |
|
|
Konuşmasında
önemli noktaları vurgulayan ifadeler kullanır. |
20
puan |
|
|
Konuşmasında
süreyi verimli kullanır. |
20
puan |
|
|
TOPLAM |
100
PUAN |
|
![]() |
| 10.Sınıf Edebiyat Sorumluluk Soruları 2026-2027 / Yeni Müfredat |

Yorum Gönder