12.SINIF EDEBİYAT KİTAP CEVAPLARI MELİS YAYINCILIK, 12. Sınıf EDEBİYAT KİTAP CEVAPLARI, 12.SINIF TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI KİTAP CEVAPLARI, KİTAP CEVAPLARI, 2027
edebiyatdersi.com'un ,değerli akademisyen-öğretmen-öğrenci-edebiyat sever takipçileri.
Derskonum.com ailesi olarak, her dönemde olduğu gibi bu yeni eğitim döneminde de siz değerli öğrencilerimizin yanında olmaya devam ediyoruz.Kitap cevaplarından konu anlatımlarına, PDF ders notlarından sınav hazırlık içeriklerine kadar ihtiyacınız olan her şeyi titizlikle hazırlıyor, başarı yolculuğunuzda size rehberlik ediyoruz. Çünkü biz, birlikte öğrenmenin gücüne inanıyoruz!
Bu sayfamızda siz değerli takipçilerimiz için 2026-2027 12.Sınıf Edebiyat Ders Kitabı Cevapları melis Yayıncılık Cevapları üzerine bir paylaşım yapacağız.
İyi çalışmalar..
doğru konum= derskonum
destek olmak için lütfen LİNK paylaşınız
Siz de emek verdiğiniz yazılıları, notları veya ders videolarını paylaşarak bu bilgi ağının bir parçası olmak isterseniz, bize [mail adresi] adresinden ulaşabilirsiniz. Katkılarınız bizim için çok kıymetli!
İyi çalışmalar..
edebiyatdersi.com
CEVAPLAR AŞAĞIDA
12. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Melis Yayınları Sayfa 56
HAZIRLIK
Öykülerinde toplumdaki bozukluklara daha çok da kadınların sorunlarına değinen Nezihe Meriç, öyküyü genelde anlaşılandan daha değişik bir tanımla belirler. Ona göre öykü “İnsanın bir ruh hâlinin, herhangi bir olay karşısındaki durumunun, kısmetine düşen zaman içinde bir gülüşün, bir davranışın ustaca verilişidir. ”
Olcay ÖNERTOY, Cumhuriyet Dönemi Türk Roman ve Öyküsü
Soru: 1) Bu parçadan yola çıkarak Nezihe Meriç’in öyküye olan bakış açısını belirleyiniz.
- Cevap: Nezihe Meriç’e göre öykü, insanın ruh hâlini, olaylar karşısındaki durumunu ve yaşamına düşen küçük anları ustalıkla anlatmaktır. Onun öykülerinde duygular, insan davranışları, kadınların sorunları ön plandadır. Olaylardan çok insanın iç dünyası ve duygusal tepkileri önemlidir.
12. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Melis Yayınları Sayfa 59
METİN VE TÜRLE İLGİLİ AÇIKLAMALAR
Soru: 1) “Duva” kelimesinin doğru yazılışını öğreniniz. “Ar etmek” ve “kafayı bozmak” deyimlerinin anlamını metnin bağlamından hareketle tahmin etmeye çalışınız. Tahmininizi TDK Türkçe Sözlük’ten ve çeşitli kaynaklardan yararlanarak kontrol ediniz.
- Cevap:
Duva kelimesinin doğru yazılışı: Dua
****
- Ar etmek tahminim: utanmak
- Ar etmek TDK karşılığı: utanmak.
****
- kafayı bozmak tahminim: moralini bozmak, keyfini kaçırmak
- kafayı bozmak TDK karşılığı: Ruhsal sorunlar nedeniyle eskisi gibi sağlıklı düşünememek, dengesiz davranmak.
****
Soru: 2) Okuduğunuz hikâyedeki şahıs kadrosunun özelliklerini fiziksel ve ruhsal yönden belirleyiniz. Metinden bu kişilerin birbirleriyle olan ilişkilerini örnekleyen cümleler bulup gösteriniz.
- Cevap:
Ahmet Usta, boyu kısa, gür bıyıklı ve kalın sesli bir adamdır. Ruhsal olarak ise konuşkan, ailesine düşkün, çalışkan ve şen bir kişiliğe sahiptir; ancak yoksulluk ve çevresel sıkıntılar onu zaman zaman bunaltır. Karısı ise sessiz, soluk tenli, sıska ve sarı saçlıdır. Çekingen mavi gözleri olan bu kadın, ruhsal olarak içli, sabırlı ve fedakâr bir yapıdadır. Ailesi için her şeyi yapmaya hazırdır ve şükreden bir karakterdir. Ahmet Usta’nın iki kızı ise güzel, babalarına hayranlıkla bakan ve sevgi dolu çocuklardır.
“Bu pis mahallede yazık oluyor onun sarı saçlarına biliyorum. Kurtaracağım onu buradan.” cümlesi Ahmet Usta’nın karısına olan sevgisini gösterir.
“Ben çocuklarıma düşkünüm. Önce ailemi düşünürüm.” cümlesi çocuklarına olan düşkünlüğünü gösterir.
“Aman be Amet’im dedi bana, daha atmadım adımımı kapıdan.” cümlesi karısının Ahmet Usta’ya sevgisini anlatır.
Soru: 3) Okuduğunuz hikâyenin tema ve konusunu belirleyip aşağıdaki ilgili alana yazınız. Bu temanın, hikâyenin yazıldığı dönemin zihniyeti ve sosyal hayatıyla olan ilişkisini ortaya koyan cümleleri belirleyiniz.
- Cevap:
Tema: Yoksulluk ve aile bağları.
Konu: Ahmet Usta’nın ailesine olan sevgisi, çalışkanlığı, yoksullukla mücadelesi ve daha iyi bir hayat arayışı.
Dönemin zihniyeti ve sosyal hayatıyla ilişkili cümleler:
- “Evimiz, kentin fakir mahallelerini saran binlerce, milyonlarca evden biri.”
- “Bu pis mahallede yazık oluyor onun sarı saçlarına biliyorum. Kurtaracağım onu buradan.”
- “Sanayi çarşısı batsın benim dükkân batmaz. Neden batmaz, çünkü helal maldır.”
Soru: 4) Anlatmaya bağlı metinlerden olan hikâyelerde gerçek hayattan alınan unsurlarla insana özgü bir gerçeklik, kurgulanarak verilir. Bu hikâyede kurgulanan bir olay var mıdır? Açıklayınız.
- Cevap: Evet, bu hikâyede kurgulanan bir olay vardır. Ahmet Usta’nın ailesiyle yoksul bir mahallede yaşaması, bu zorluklara rağmen ailesine olan sevgisi ve onları daha iyi bir hayata kavuşturma isteği kurgulanmış bir olaydır.
Soru: 5) Hikâyedeki çatışma veya karşılaşmaları belirleyiniz. Bu çatışma veya karşılaşmaların temanın oluşumundaki etkisini değerlendiriniz.
- Cevap: Hikâyedeki temel çatışma, Ahmet Usta’nın yoksullukla mücadelesi ve ailesini bu zor koşullardan kurtarma isteği ile içinde bulunduğu fakir yaşam şartları arasındaki çatışmadır. Ayrıca çevresindeki diğer yoksul insanlar ve kendi iş hayatındaki zorluklarla olan karşılaşmaları da çatışmayı güçlendirir. Bu çatışmalar hikâyenin temasını yani yoksulluk ve aile bağlarının önemini vurgular.
METİN VE TÜRLE İLGİLİ AÇIKLAMALAR
Soru: 1) “Duva” kelimesinin doğru yazılışını öğreniniz. “Ar etmek” ve “kafayı bozmak” deyimlerinin anlamını metnin bağlamından hareketle tahmin etmeye çalışınız. Tahmininizi TDK Türkçe Sözlük’ten ve çeşitli kaynaklardan yararlanarak kontrol ediniz.
- Cevap:
Duva kelimesinin doğru yazılışı: Dua
****
- Ar etmek tahminim: utanmak
- Ar etmek TDK karşılığı: utanmak.
****
- kafayı bozmak tahminim: moralini bozmak, keyfini kaçırmak
- kafayı bozmak TDK karşılığı: Ruhsal sorunlar nedeniyle eskisi gibi sağlıklı düşünememek, dengesiz davranmak.
****
Soru: 2) Okuduğunuz hikâyedeki şahıs kadrosunun özelliklerini fiziksel ve ruhsal yönden belirleyiniz. Metinden bu kişilerin birbirleriyle olan ilişkilerini örnekleyen cümleler bulup gösteriniz.
- Cevap:
Ahmet Usta, boyu kısa, gür bıyıklı ve kalın sesli bir adamdır. Ruhsal olarak ise konuşkan, ailesine düşkün, çalışkan ve şen bir kişiliğe sahiptir; ancak yoksulluk ve çevresel sıkıntılar onu zaman zaman bunaltır. Karısı ise sessiz, soluk tenli, sıska ve sarı saçlıdır. Çekingen mavi gözleri olan bu kadın, ruhsal olarak içli, sabırlı ve fedakâr bir yapıdadır. Ailesi için her şeyi yapmaya hazırdır ve şükreden bir karakterdir. Ahmet Usta’nın iki kızı ise güzel, babalarına hayranlıkla bakan ve sevgi dolu çocuklardır.
“Bu pis mahallede yazık oluyor onun sarı saçlarına biliyorum. Kurtaracağım onu buradan.” cümlesi Ahmet Usta’nın karısına olan sevgisini gösterir.
“Ben çocuklarıma düşkünüm. Önce ailemi düşünürüm.” cümlesi çocuklarına olan düşkünlüğünü gösterir.
“Aman be Amet’im dedi bana, daha atmadım adımımı kapıdan.” cümlesi karısının Ahmet Usta’ya sevgisini anlatır.
Soru: 3) Okuduğunuz hikâyenin tema ve konusunu belirleyip aşağıdaki ilgili alana yazınız. Bu temanın, hikâyenin yazıldığı dönemin zihniyeti ve sosyal hayatıyla olan ilişkisini ortaya koyan cümleleri belirleyiniz.
- Cevap:
Tema: Yoksulluk ve aile bağları.
Konu: Ahmet Usta’nın ailesine olan sevgisi, çalışkanlığı, yoksullukla mücadelesi ve daha iyi bir hayat arayışı.
Dönemin zihniyeti ve sosyal hayatıyla ilişkili cümleler:
- “Evimiz, kentin fakir mahallelerini saran binlerce, milyonlarca evden biri.”
- “Bu pis mahallede yazık oluyor onun sarı saçlarına biliyorum. Kurtaracağım onu buradan.”
- “Sanayi çarşısı batsın benim dükkân batmaz. Neden batmaz, çünkü helal maldır.”
Soru: 4) Anlatmaya bağlı metinlerden olan hikâyelerde gerçek hayattan alınan unsurlarla insana özgü bir gerçeklik, kurgulanarak verilir. Bu hikâyede kurgulanan bir olay var mıdır? Açıklayınız.
- Cevap: Evet, bu hikâyede kurgulanan bir olay vardır. Ahmet Usta’nın ailesiyle yoksul bir mahallede yaşaması, bu zorluklara rağmen ailesine olan sevgisi ve onları daha iyi bir hayata kavuşturma isteği kurgulanmış bir olaydır.
Soru: 5) Hikâyedeki çatışma veya karşılaşmaları belirleyiniz. Bu çatışma veya karşılaşmaların temanın oluşumundaki etkisini değerlendiriniz.
- Cevap: Hikâyedeki temel çatışma, Ahmet Usta’nın yoksullukla mücadelesi ve ailesini bu zor koşullardan kurtarma isteği ile içinde bulunduğu fakir yaşam şartları arasındaki çatışmadır. Ayrıca çevresindeki diğer yoksul insanlar ve kendi iş hayatındaki zorluklarla olan karşılaşmaları da çatışmayı güçlendirir. Bu çatışmalar hikâyenin temasını yani yoksulluk ve aile bağlarının önemini vurgular.
12. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Melis Yayınları Sayfa 60
Soru: 6) Hikâyede çocukların konuşmaları, konuşma özellikleri korunarak verilmiştir. Bunun nedeni ne olabilir? Açıklayınız.
Cevap: Böylece hikâye daha inandırıcı olur. Hayattan alınmış gerçek bir olay olarak düşünülür.Soru: 7) “Marangozdur Adı Ahmet Ustadır” adlı hikâyenin geçtiği mekânın özelliklerini inceleyiniz. Bu mekânın tema ile ilişkisini belirleyiniz.
Cevap: Mekan fakir bir gecekondu semtidir. Fakir bir ailenin hikâyesinin anlatıldığı bu hikâyede bu mekânın seçilmesi metnin inandırıcılığını artırır, temayı güçlendirir.Soru: 8) Leitmotif, edebiyatta bazı ifadelerin kalıp olarak yinelenmesidir. “Marangozdur Adı Ahmet Ustadır” hikâyesinde Çekerim Sümer’in çiçekli perdesini her bir fakirliğin üzerine, cümlesi leitmotif olarak değerlendirilebilir mi? Tartışınız.
Cevap: Evet, değerlendirilebilir. Bu ifade hikâyede birkaç kez tekrarlanarak Ahmet Usta’nın yoksullukla başa çıkma biçimini ve onun zihnindeki kaçışı bize hissettirir.Soru: 9) Okuduğunuz hikâyenin toplumsal gerçekçi bir hikâye olduğu söylenebilir mi? Düşüncelerinizi ifade ediniz.
Cevap: Evet, söylenebilir. Toplumun çeşitli sorunlarının anlatıldığı metinler toplumsal gerçekçi metinlerdir. Bu hikâye de böyle bir metindir.Soru: a) Hikâyedeki anlatıcının özelliklerini belirleyiniz.
Cevap: Hikâyedeki anlatıcı, birinci tekil kişidir. Anlatıcı hikâyenin içinden bir kahraman olduğu için kahraman bakış açısı kullanılmıştır.Soru: b) Hikâyede bu anlatıcının bakış açısının kullanılmasının nedenleri neler olabilir? Değerlendiriniz.
Cevap: Kahraman bakış açısıyla metindeki duygular daha etkili verilmektedir. Okuyucu anlatıcının duygularını çok daha güçlü hisseder.Soru: 11) Hikâyedeki açık ve örtük iletileri belirleyip ifade ediniz.
Cevap:Açık İleti: Aile, sevgi ve dayanışma zorluklarla başa çıkmada en önemli unsurlardır.
Örtük İleti: Yoksulluk ve toplumun ön yargıları insanların hayallerini ve yaşamlarını sınırlayabilir, ancak umut ve sevgi bu sınırları aşmada güçlü bir rol oynar.
Soru: 12) Hikâyede aile, hayvan ve tabiat sevgisinin anlatıldığı cümlelere örnekler bulup gösteriniz.
Cevap:Aile Sevgisi: “Ben çocuklarıma düşkünüm. Önce ailemi düşünürüm.”
Hayvan Sevgisi: “Mırnak? O da! Eyvallah! Beslerim. Ciğerini eksik etmedim daha.”
Tabiat Sevgisi: “Papatyalar açınca, diyorum, üstümüzde gök, gök mavisi, önümüzde deniz, deniz mavisi…”
Soru: 13) Hikâyede Ahmet Usta, Ramiz Usta’nın oğlunun ailesine yardım ettiği hâlde neden utanmaktadır? Açıklayınız.
Cevap: Çünkü yardım ederken adını vermek zorunda kalmıştır. Yoksulluktan dolayı yapılan yardımı kabul etmek gurur kırıcı olabilir bu yüzden Ahmet Usta yardım ettikleri tarafından bilinmekten çekiniyor.
Soru: 6) Hikâyede çocukların konuşmaları, konuşma özellikleri korunarak verilmiştir. Bunun nedeni ne olabilir? Açıklayınız.
Cevap: Böylece hikâye daha inandırıcı olur. Hayattan alınmış gerçek bir olay olarak düşünülür.Soru: 7) “Marangozdur Adı Ahmet Ustadır” adlı hikâyenin geçtiği mekânın özelliklerini inceleyiniz. Bu mekânın tema ile ilişkisini belirleyiniz.
Cevap: Mekan fakir bir gecekondu semtidir. Fakir bir ailenin hikâyesinin anlatıldığı bu hikâyede bu mekânın seçilmesi metnin inandırıcılığını artırır, temayı güçlendirir.Soru: 8) Leitmotif, edebiyatta bazı ifadelerin kalıp olarak yinelenmesidir. “Marangozdur Adı Ahmet Ustadır” hikâyesinde Çekerim Sümer’in çiçekli perdesini her bir fakirliğin üzerine, cümlesi leitmotif olarak değerlendirilebilir mi? Tartışınız.
Cevap: Evet, değerlendirilebilir. Bu ifade hikâyede birkaç kez tekrarlanarak Ahmet Usta’nın yoksullukla başa çıkma biçimini ve onun zihnindeki kaçışı bize hissettirir.Soru: 9) Okuduğunuz hikâyenin toplumsal gerçekçi bir hikâye olduğu söylenebilir mi? Düşüncelerinizi ifade ediniz.
Soru: a) Hikâyedeki anlatıcının özelliklerini belirleyiniz.
Cevap: Hikâyedeki anlatıcı, birinci tekil kişidir. Anlatıcı hikâyenin içinden bir kahraman olduğu için kahraman bakış açısı kullanılmıştır.Soru: b) Hikâyede bu anlatıcının bakış açısının kullanılmasının nedenleri neler olabilir? Değerlendiriniz.
Cevap: Kahraman bakış açısıyla metindeki duygular daha etkili verilmektedir. Okuyucu anlatıcının duygularını çok daha güçlü hisseder.Soru: 11) Hikâyedeki açık ve örtük iletileri belirleyip ifade ediniz.
Cevap:Açık İleti: Aile, sevgi ve dayanışma zorluklarla başa çıkmada en önemli unsurlardır.
Örtük İleti: Yoksulluk ve toplumun ön yargıları insanların hayallerini ve yaşamlarını sınırlayabilir, ancak umut ve sevgi bu sınırları aşmada güçlü bir rol oynar.
Soru: 12) Hikâyede aile, hayvan ve tabiat sevgisinin anlatıldığı cümlelere örnekler bulup gösteriniz.
Cevap:Aile Sevgisi: “Ben çocuklarıma düşkünüm. Önce ailemi düşünürüm.”
Hayvan Sevgisi: “Mırnak? O da! Eyvallah! Beslerim. Ciğerini eksik etmedim daha.”
Tabiat Sevgisi: “Papatyalar açınca, diyorum, üstümüzde gök, gök mavisi, önümüzde deniz, deniz mavisi…”
Soru: 13) Hikâyede Ahmet Usta, Ramiz Usta’nın oğlunun ailesine yardım ettiği hâlde neden utanmaktadır? Açıklayınız.
Cevap: Çünkü yardım ederken adını vermek zorunda kalmıştır. Yoksulluktan dolayı yapılan yardımı kabul etmek gurur kırıcı olabilir bu yüzden Ahmet Usta yardım ettikleri tarafından bilinmekten çekiniyor.- Cevap:
- Güneş açmıştı o çekingen mavi gözlerinin göğünde: O çekingen kadının mavi gözlerinde umut dolu, heyecanlı bakışlar görülüyordu.
- Hem kaç güneş: Karısının bakışlarındaki heyecanın çokluğunu anlatıyor.
- Dünya güneşinin lafı mı olur, insanın sevinci, umudu, düşleri vurduğunda gözlerinin içine: İnsan gerçekten sevinç duyduğu, umutlandığı zaman dış dünyadaki durumlar önemsizleşir, heyecanı, mutluluğu dış dünyanın değerleriyle anlatılamaz.
- Şaştım kaldım: Heyecandan ne yapacağını bilememek, şaşırmak.
- Arkası silme defne çam: Anlatılan yerin arkasının tamamen defne çamlarıyla dolu olduğunu anlatıyor
- Cevap:
- Cevap:
- Cevap:
- Cevap:
- Cevap: Bu kelime “ne yapacaksın” kelimesinin yöresel ağızla kısaltılmış halidir.
- Cevap:
12. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Melis Yayınları Sayfa 61
DİL BİLGİSİ
Güneş açmıştı o çekingen mavi gözlerinin göğünde. Hem kaç güneş. Dünya güneşinin lafı mı olur, insanın sevinci, umudu, düşleri vurduğunda gözlerinin içine… “Aman be Amet’im” dedi bana, daha atmadım adımımı kapıdan. Şaşırdı fileyi nereye koysun, kızları, Mırnak’ı nereye kışalasın. Pencerenin önünde beni beklermiş meğer. “Bir tepenin üzerinde otururlar ki nasıl tepe. Ben saydım tam dört fıstık çamına şöyle çadır gibi, sen de on tane. Aman be Amet’im, şaştım kaldım be Amet’im. Arkası silme defne çam ne istersen. Denize nasıl bakarlar bilir misin? Yukarlardan. Hey Rabbimin kudreti! Gecekondu değil saray; çayırı çimeni de sayarsan. Ah be Ahmet’im!
Soru: a) Altı çizili kelime ve kelime gruplarının anlamlarını belirleyiniz.
Kelime ve kelime gruplarının anlamları
Şaşıp kalmak: Hırsızla burun buruna gelince şaşıp kalmıştı kadın.
Silme: Bardağı silme ayran doldurdu.
Soru: c) “Marangozdur Adı Ahmet Ustadır” adlı hikâye aslına uygun olarak alınmıştır. Bu parçadaki imla ve noktalama yanlışlarını belirleyiniz.
“Gidip Pazartesi pazarının oradan alacağım” cümlesinde pazartesi kelimesi küçük harfle başlar.
“Dışarda bizim fakir Hüsambey sokağı…” cümlesinde sokağı kelimesi büyük harfle başlar.
Hep iğnenin ucuyla, düzgün, güzel büzgüler büzer o.” cümlesinde ucunda kelimesinden sonra virgül konmaz.
“Üzülmez olur muyum abi.” cümlesi soru işaretiyle bitmeli.
Soru: Eh, ben şen adamımdır abi. N’apacaksın. Başka türlü çekilmez bu dünya. Üzülmez olur muyum abi. Bendeki de vicdan. (…) Karıştı dünyanın işleri. Çok karıştı abi…
Soru: a) Bu parçadaki deyimleri bulup anlamlarını söyleyiniz.
Başka türlü çekilmez: Duruma ancak böyle katlanılır.
İşlerin karışması: Görülen işlerin, insan ilişkilerinin çözülemez hale geldiği anlatılıyor.
Soru: b) Bu parçadaki imla ve noktalama yanlışlarını belirleyiniz.
“Eh, ben şen adamımdır abi.” cümlesi ünlem işaretiyle bitmeli...
“Üzülmez olur muyum abi.” cümlesi soru işaretiyle bitmeli.
“Çok karıştı abi…” cümlesi üç noktayla bitmez.
Soru: c) “N’apacaksın” kelimesinde kesme işaretinin hangi amaçla kullanıldığını belirleyiniz.
SIRA SİZDE
(…)
Bir mutfak penceresi aralığa bakan. Fena oluyor insanın içi bu aralıklara bakarken. İs, kurum; yağmurların yol yol akıttığı. İyi ki şu karşı komşu var. Pencerelerin önünü, ikide bir, sıcak sabunla suyla, dumanı tüte tüte siliyor. Sünger kara kara köpürüyor çoğu kez. Çiçek koyuyor bazan, bir saksı. Bazan da, çocukların eski giysilerinden yaptığı elbezilerini asıyor. Beyaz üzerine kırmızı benekli de, lacivertlisi pembe yollu. Eh, iyi gene. Beşinci kat hiç olmazsa. Ya en alt katta olunsa! Loş. Herkesin attığı çerçöp pencerelerin önünde.
Nezihe MERİÇ, Toplu Öyküler II
Soru: 1) “Dedi Ölüm Aklımda” adlı hikâyeden alınan bu parça ile “Marangozdur Adı Ahmet Ustadır” adlı hikâyeyi dil ve anlatım yönünden karşılaştırıp belirlediğiniz benzerlik ve farklılıkları ifade ediniz.
Benzerlikler: Her iki hikâye de günlük yaşamdan sahneler sunarak sade, samimi ve doğal bir dille yazılmıştır. Ayrıca her iki metinde de yoksulluk, çaresizlik gibi temalar öne çıkar.
Farklılıklar: “Marangozdur Adı Ahmet Ustadır” hikâyesinde anlatıcı, daha neşeli ve konuşkan bir üslupla hayatını anlatırken “Dedi Ölüm Aklımda” parçası daha hüzünlü ve sakin bir anlatıma sahiptir.
.
.

Yorum Gönder