sponsor

 2026-2027 9.Sınıf Edebiyat Ders Kitabı Cevapları MEB Yayınları, 9.Sınıf Edebiyat Ders Kitabı Cevapları MEB Yayınları, KİTAP CEVAPLARI,9.SINIF TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI KİTAP CEVAPLARI MEB YAYINLARI, 9.sınıf edebiyat ders kitabı cevapları meb yayınları 9.sınıf edebiyat ders kitabı cevapları öğün yayınları 9. sınıf edebiyat ders kitabı cevapları meb yayınları evvel cevap 9.sınıf edebiyat ders kitabı cevapları 2026-2027  9.sınıf edebiyat ders kitabı cevapları evvel cevap 9.sınıf edebiyat ders kitabı cevapları ödev yayınları 9.sınıf edebiyat ders kitabı cevapları ödev yayınları evvel cevap 9.sınıf edebiyat ders kitabı cevapları

edebiyatdersi.com'un  ,değerli akademisyen-öğretmen-öğrenci-edebiyat sever takipçileri.

Derskonum.com ailesi olarak, her dönemde olduğu gibi bu yeni eğitim döneminde de siz değerli öğrencilerimizin yanında olmaya devam ediyoruz.

Kitap cevaplarından konu anlatımlarına, PDF ders notlarından sınav hazırlık içeriklerine kadar ihtiyacınız olan her şeyi titizlikle hazırlıyor, başarı yolculuğunuzda size rehberlik ediyoruz. Çünkü biz, birlikte öğrenmenin gücüne inanıyoruz!

 Bu sayfamızda siz değerli takipçilerimiz için 2026-2027 9.Sınıf Edebiyat Kitabı Yeni Müfredat Cevapları  üzerine bir paylaşım yapacağız. 

İyi çalışmalar..

doğru konum= derskonum

destek olmak için lütfen LİNK paylaşınız

Siz de emek verdiğiniz yazılıları, notları veya ders videolarını paylaşarak bu bilgi ağının bir parçası olmak isterseniz, bize [mail adresi] adresinden ulaşabilirsiniz. Katkılarınız bizim için çok kıymetli!

İyi çalışmalar..

edebiyatdersi.com



DİKKAAAATT:💥💣

👉9.Sınıf Edebiyat Kitabı Yeni Müfredat  TÜM CEVAPLAR İÇİN TIKLA

9.SINIF TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI KİTAP CEVAPLARI MEB YAYINLARI YENİ MÜFREDAT 2026-2027👇👇 

👉9.Sınıf Edebiyat Kitabı Yeni Müfredat  TÜM CEVAPLAR İÇİN TIKLA

.....

9.SINIF TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI KİTAP CEVAPLARI MEB YAYINLARI 

sayfa 34

9. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 34

Soru: a) Sakarya Türküsü, adlı şiirde dış dünyadaki gerçekliği açıkça dile getiren dizeleri ve bu dizelerdeki gerçeğe uygun iletiyi örnekteki gibi yazınız.

Cevap:

Şiirdeki Dize: Bir yanda akan benim öbür yanda Sakarya
Dizedeki Gerçeğe Uygun İleti: Sakarya Nehri’nin akması
****
Şiirdeki Dize: Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Dizedeki Gerçeğe Uygun İleti: Suyun akması
****
Şiirdeki Dize: Hani Yunus Emre ki, kıyında geziyordu;
Dizedeki Gerçeğe Uygun İleti: Yunus Emre’nin geçmişte Sakarya Nehri yakınlarında yaşaması
****
Şiirdeki Dize: İnsan üç beş damla kan, ırmak üç beş damla su;
Dizedeki Gerçeğe Uygun İleti: İnsan vücudunun kandan, ırmağın sudan oluşması
****

Soru: b) Sakarya Türküsü adlı şiirde imgeler yoluyla yoruma açık ifadeler kullanılan dizeleri ve bu dizelerdeki iletinin açıklamasını örnekteki gibi yazınız.

  • Cevap:

Şiirdeki Dize: Bir yanda akan benim öbür yanda Sakarya
Dizedeki Gerçeğe Uygun İleti: insan ömrünün su gibi hızlı akması
****
Şiirdeki Dize: Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Dizedeki Gerçeğe Uygun İleti: Tarihin, yıldızın, insan ve fikrin akması
****
Şiirdeki Dize: Fakat Sakarya başka, yokuş mu çıkıyor ne,
Dizedeki Gerçeğe Uygun İleti: Nehrin yokuş çıkması
****
Şiirdeki Dize: Nerede kardeşlerin, cömert Nil, yeşil Tuna;
Dizedeki Gerçeğe Uygun İleti: Sakarya Nehri’nin Nil ve Tuna’yla kardeş olması
Ders İçi Çalışma

Soru: Matmazel Noraliya’mn Koltuğu adlı romandan ve Oğlumuz adlı hikâyeden alman bölümleri okuyup çalışmayı yapınız.


9.SINIF TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI KİTAP CEVAPLARI MEB YAYINLARI 👇👇

sayfa 35

Ders İçi Etkinlik

Matmazel Noraliya’nın Koltuğu adlı romandan ve Oğlumuz adlı hikâyeden alınan bölümleri okuyup çalışmayı yapınız.

I. METİN

İhtiyarla göz göze geldiler. Onun artık bir şey söylemek istediği muhakkaktı. Ferit dinlemeye hazır oldu­ğunu sezdiren gevşek bir duruşla bekledi. İhtiyar bir tesbih tutan elini ona doğru uzatarak:

— Ben de sana bir şey diyeyim de baba sözüdür, unutma, dedi, ne zamanki sıkıntıdasın (...) derin bir ne­fes al, içinden tut nefesini, yüreğinden bir kere, ama yüreğinden, sözüme dikkat et, yüreğinden, yüre­ğinden, anladın mı, yüreğinden bir kere “Allahım” deyiver, sonra nefesini birden koyuver. Anladın mı?

Ferit, ihtiyarın yüzüne, sonra önüne baktı. Bir an, gururunun kaçışını durdurmak için yaptığı son da­yanma hamlesine karışan ve belirmesi ile kaybolan bir istihzanın yerine, boşluk korkusunun vekiline benziyen ve belki, telkin edilmeye en müsait ruh anı içinde Ferid’in ihtiyardan aldığı tesire, onu memnun etmek ihtiyacıyla da biraz karışan ve dibinde hangi büyük değişme hazırlıklarının bulunduğu anlaşıl­ mayan otomatik bir itaat arzusu geçti. Kendini bıraktı. Gözlerini yumdu, içini çekti ve göğsü nefesiyle dolunca, yüreğinin durur gibi olduğunu ve varlığın sınırına dayanmış gibi bütün boyutların aşılmak üzere bulunduğunu sandığı bir anda içinden “Allahım” dedikten sonra nefesini bıraktı. Şaşırdı ve tekrar ihtiya­rın yüzüne baktı. Birdenbire içinde bir dağ başı ferahlığı duymuştu. Elini göğsüne götürdü ve mırıldandı: “Hayret!” İhtiyar hayret etmiyor, gülümsüyordu. Ferit sağa doğru bir adım attı ve karşısındaki aynaya baktı. Kaşları yerine gelmişti. Gözlerinde, dükkânın loşluğuna ve yüzünün kararmış esmerliğine inat, yeni ve başka bir aydınlık vardı. Dükkândan çıkarken ihtiyara içinden selâm verdi. Anlamalıydı o.

Peyami Safa

Matmazel Noraliya’nın Koltuğu

 

 

II. METİN

Karım, belirmeye başlayan pencerenin önünde oturuyordu: Bütün geceyi orada geçirmişti.

— Sen hâlâ yatmıyacak mısın? dedim.

Doğruldu. Kül rengi pencerenin önünde sadece bir gölgeden ibaretti. Fakat bu gölgede, beraber geçirdiği­miz yirmi küsur yılın her gününden bir şey vardı.

— Ezan okunuyor, diye mırıldandı.

Sesi bana hüzün verdi. Odamız bu dünyadan, duyguların erişemiyeceği kadar ötede gibiydi ve karım, Kur’ân’la vâdedilen mutluluğunu, sanki asırlardan beri boşuna bekliyordu.

Hareketlerinde ve yürüyüşünde, kabul edilmiş bir mağlubiyetin iç burkan sessizliği vardı. Mutfağa geçti. Onu sanki rüyada görüyordum: Mangala ve semavere kömür koydu; abdest aldı, sonra seccadesini sofaya sererek namaza durdu.

Pencere iyiden iyiye aydınlanmıştı.

Renksiz, sessiz ve serin kuşluk vakti: Yatağın ılıklığı, belirsiz duygular, düşünceden kaçış... Dalmışım.

— Yahu...

— Ne var?

— Geldi..

— İyi ya işte..

Fakat mesele bu değildi: Karım beni kayıtsız buluyor ve üzülüyordu:

— Bir şey söylemiyecek misin; bu üçüncü oluyor... Ha yahu: Ne yapacağız?

Bilir miyim ben. Fakat ona:

— Yarın bir şeyler yaparım, diyorum.

Tarık Buğra

Oğlumuz

Okuduğunuz metinlerde insanın psikolojik durumunu ve toplumun özelliklerini anlatan ifadeleri yazınız.

 Cevap:

İnsanın Ruhsal Durumunu Anlatan ifadeler: “ Birdenbire içinde bir dağ başı ferahlığı duymuştu.” ifadesi I. metinde, “Hareketlerinde ve yürüyüşünde, kabul edilmiş bir mağlubiyetin iç burkan sessizliği vardı.” II. metinde

kaynak-2 İnsanın Ruhsal Durumunu Anlatan İfadeler: Ferit'in yaşadığı boşluk korkusu, gururunu koruma çabası ve ani bir rahatlama (dağ başı ferahlığı) hissetmesi. Oğlumuz hikâyesindeki kadının kabul edilmiş bir mağlubiyetin iç burkan sessizliği, kocanın ise karısını kayıtsız bulması ve içten içe yaşadığı huzursuzluk/kaçış psikolojisi.

Toplumun Özelliklerini Anlatan İfadeler: “… yüreğinden bir kere “Allahım” deyiver, sonra nefesini birden koyuver.” ifadesi I. metinde “Ezan okunuyor, diye mırıldandı.” bölümü II. metinde toplumun dininin İslam olduğunu anlatıyor.

kaynak-2 Toplumun Özelliklerini Anlatan İfadeler: Geleneksel değerlerin, manevi telkinlerin (yaşlı bir babanın/büyüklerin telkiniyle "Allahım" diyerek ferahlama) birey üzerindeki iyileştirici gücü. Aile içi iletişimsizlikler, bireylerin kendi iç dünyalarına çekilmesi, toplumsal yapının getirdiği manevi arayışlar.

9. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 36
Fark Edelim
Güzel sanatların ana kollarından biri olan edebiyatın malzemesi dildir. Şairler ve yazarlar, dili kullanarak edebî eserler kaleme alır. Dili ifade vasıtası olarak kullanan edebiyatın diğer bilim dallarıyla doğrudan ya da dolaylı olarak ilişkisi vardır. Edebiyat özellikle tarih, sosyoloji ve psikoloji ile yakından ilişkilidir. Sanatçı; tarihî olayları eserlerinde kurgularken tarihten, eserindeki kahramanların ruhsal çözümlemelerinde psikolojiden, toplumla ilgili konularda sosyoloji biliminden yararlanır.
Ders İçi Çalışma
Soru: Aşağıdaki aşamaları takip ederek çalışmayı yapınız.

Soru: a) Sınıfta beş takım oluşturunuz.

  • Cevap:

Soru: b) Yandaki karekodda Kemalettin Kamu’nun Bingöl Çobanları, Attila İlhan’m Ben Sana Mecburum, Orhan Veli Kanık’m Anlatamıyorum, Cahit Sıtkı Tarancı’nm Otuz Beş Yaş, Feyzi Halıcı’nm Ellerime Kar Yağıyor adlı şiirleri bulunmaktadır. Bu şiirlerin çıktılarını alınız.

  • Cevap:

Soru: c) Bu şiirleri takım arkadaşlarınızla okuyunuz ve şiirlerden birini seçiniz. Her takıma farklı bir şiirin düşmesine dikkat ediniz.

  • Cevap:

Soru: ç) Seçtiğiniz şiirdeki yaratıcılık, hayal gücü, imge, sembol, çağrışım, edebî sanatlar, açık ve örtük ileti, mecaz ve edebiyatın diğer disiplinlerle ilişkisini içeren unsurları belirleyiniz. Belirlediğiniz bu unsurlardan hareketle zihin haritasını takım arkadaşlarınızla doldurunuz.

  • Cevap:

Şiirin adı:
→Bingöl Çobanları
→Ben Sana Mecburum
→ Anlatamıyorum
→ Otuz Beş Yaş
→ Ellerime Kar Yağıyor
Yaratıcılık ve Hayal Gücüyle İlgili Unsurlar:
→ Çobanın yaşadığı yerlerin bekçisi gibi görmesi, tenha kayaların, vahşi derelerin onu koyun peşinde görmediği gün olmaması
→ “Sana kullanılmamış bir gök getirsem” “Bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden” gibi dizeler.
→ Şairin mısralarından sesini duyulmasını beklemesi
→ Beyazlayan saçlarını şakaklarına yağan kar olarak değerlendirmesi, aynalardaki kendi görüntüsünü beğenmeyip aynaları düşman kabul etmesi, gökyüzünün başka rengi olduğunu, suyun boğup ateşin yaktığını daha önce hiç duymamış gibi ifade ermesi
→ Yaz ve kış mevsimlerinin hazırlanmasını bir mayalanma gibi görmesi, kar yağarken ellerini gökyüzünde unutması, alev alev olan gözlerinden ellerine kar yağması
İmge, Sembol ve Edebî Sanatlar:
→ “Kuru bir yaprak gibi kalbini eline al” ifadesi, çobanın kırılganlığını ve çaresizliğini anlatan bir imgedir. Bu ifade aynı zamanda bir teşbih (benzetme)’dir. Kişileştirme sanatı (“hıçkırır kaval”) ile çobanın yalnızlığı ve hüznü vurgulanır.
→ Şairin içini sevgilisiyle ısıtması, tutsak ustura ağzında yaşaması ve yorulması, çalan kapınınrdında yalnızlığın hınzır uğultusunun olması şiirdeki bazı imgelerdir. “Adını mıh gibi aklında tutması” ifadesinde adını aklında tutma şekli mıhı (çiviyi) tutmasına benzetiliyor. Teşbih var. “Ne vakit bir yaşamak düşünsem / Bu kurtlar sofrasında belki zor” ifadesinde hayat, kurtlar sofrasına benzetiliyor. Ancak hayat kelimesi yani benzeyen verilmemiş.  Açık istiare var.
→ “Ağlasam sesimi duyar mısınız, / Mısralarımda) ifadelerinde mısraların seslere benzetilmesi teşbih (benzetme) sanatıdır.
→ Aynalarla konuşması, kendi resimlerinin başkasına dönüşmesi şiirdeki bazı imgelerdir. “Dante gibi ortasındayız ömrün” dizesinde İtalyan şair Dante’yi hatırlatması telmih(hatırlatma), “Şakaklarıma kar mı yağdı ne var?” dizesinde saçlarının beyazladığını bilip bilmezden gelmesi ve sorması tecahül-i arif (bilmezden gelme), istifham (soru sorma) sanatıdır.
→Canların yapraktan daha ince olduğunun anlatılması, çiçeklerin niyaz içinde oluşu, dalın bembeyaz türküsünün oluşu şiirdeki bazı imgelerdir. “Yazın yaz, kışın kış Tanrım” dizesinde yaz ve kış kelimelerinin karşıtlığı, “ Aşk, ışıtan can-evimi, / Bu başlangıç, bu nihayet” tezat sanatıdır.
Şiirdeki Açık ve Örtük İletiler:
→ Açık ileti, çobanın sade ve zorlu bir yaşam sürdüğüdür. Örtük ileti ise, bu yaşamın bir kader gibi kabul edildiği ve bu kaderin getirdiği yalnızlık ve hüzündür.
→Açık ileti, şairin sevgilisine mecbur hissetmesidir. Onu düşünmeden, onsuz bir yaşamın mümkün olamayacağı anlatılır. Örtük ileti ise, şairin mecbur oluşunun acı vermesi, yalnızlık hissettirmesidir.
→ Açık ileti, şairin içinde bulunduğu derin duygusal durumun kelimelerle ifade edilemeyecek kadar yoğun olmasıdır. Örtük ileti ise, insanın iç dünyasındaki duyguların karışık oluşu ve bu duyguların başkalarına aktarılmasındaki zorluktur.
→Açık ileti, zamanın hızla geçtiği, yaşlanmanın kaçınılmaz olduğu ve ölümün herkesin sonunda karşılaşacağı bir gerçek olduğudur. Örtük ileti ise, insanın hayatı boyunca ne kadar çabalarsa çabalasın, ölüm gerçeğiyle yüzleşmek zorunda kalacağıdır.
Edebiyatın Diğer Disiplinlerle İlişkisini İçeren Unsurlar:
→ Çobanın yaşamı, kırsal toplulukların sosyal yapısını ve bu yapı içindeki bireylerin psikolojisini yansıtır.
→ Şairin psikolojisiyle ilgili bölümleri psikoloji bilimiyle ilişkilidir.
→ Şiir, dil bilimi ve psikoloji gibi disiplinlerle ilişkilendirilebilir. Şair, dilin sınırlarını zorlayarak, insan psikolojisindeki derin duygusal çatışmaları ifade etmeye çalışır.
→Şiir, psikoloji, felsefe gibi disiplinlerle ilişkilendirilebilir. Psikolojik açıdan, şiir, insanın yaşlanma ve ölüm korkusuyla nasıl başa çıkmaya çalıştığını anlatıyor. Felsefi açıdan, hayatın anlamı, zamanın geçişi ve ölümün kaçınılmazlığı gibi konular üzerinde durur.
→ Açık ileti, kar yağışı ve mevsimsel değişimlerle insanın ruhsal durumunun bir paralelliği olarak görülebilir. Örtük ileti ise, bu dünyadaki sıkıntıların ve çalkantıların aslında birer temizlenme olduğudur.

Soru: d) Takım sözcünüzü seçiniz. Takım sözcüsü aracılığıyla zihin haritanızı sınıfta sununuz.Cevap: Takım sözcünüzü seçip zihin haritanızı oluşturabilirsiniz

9. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 37

Soru: e) Seçtiğiniz şiirde meydana gelen ünsüz benzeşmesi, ünsüz yumuşaması, ünlü daralması, ünlü düşmesi, ulama gibi ses olaylarını belirleyiniz ve bu ses olaylarının şiirin söyleyişine nasıl bir katkı sağladığım gerekçeleriyle yazınız.

Cevap: Bingöl Çobanları şiirinde “çocuğuyum” kelimesinde ünsüz yumuşaması (çocuk-u…çocuğu) var. “Yoktur” kelimesinde ünsüz benzeşmesi (yok-dur….yoktur) var. “Diye” kelimesinde ünlü daralması (de-ye) vardır. “Şehrin” kelimesinde ünlü düşmesi (şehir-in…şehrin) var. “Dağların en eski” kelimelerinde ulama (dağları-ne-neski) vardır.

Soru: f) Seçtiğiniz şiirin temasını takım olarak farklı bir sanat dalıyla (resim, müzik vb.) yeniden ifade ediniz. Oluşturduğunuz ürünü gözden geçirip sınıfta arkadaşlarınızla paylaşınız.

  • Cevap: Sınıf içi etkinlik.

Soru: g) Sınıfta paylaşılan ürünlerle ilgili duygu ve düşüncelerinizi söyleyiniz.


  • Cevap
    : Sanat duygu ve düşüncelerin dile getirilmesi için ortak bir dildir. Farklı sanat dallarında da olsa aynı duygular, benzer düşünceler anlatılabilir.


Çıkış Kartı

Soru: 1) San’at adlı şiirden hareketle şiir türü hakkında öğrendiğiniz veya önemli bulduğunuz üç bilgiyi yazınız.

  • Cevap:

Şiirdeki bütün dizelerin hece sayısı aynıdır. Şiir 14’lü hece ölçüsüyle yazılmıştır.
Şiirde dize sonlarında ses benzerlikleri vardır. BU ses benzerliklerine kafiye denir.
Dizelerin ortasında kelime aralarında durma yerleri vardır. Buna durak denir. Bu şiirde 7. hecelerden sonra durak yerleri vardır. 7+7 durak vardır.

Soru: 2) San’at adlı şiirden hareketle şiir türü hakkında hâlâ merak ettiğiniz veya daha fazla bilgi almak istediğiniz konuyla ilgili iki soru yazınız.

  • Cevap:

1. Şair başka bir milletten olsaydı Anadolu kültürünü nasıl anlatırdı?
2. Şiir başka şiir anlayışlarıyla yazılabilir miydi? Yazılsa nasıl bir şiir ortaya çıkardı?

Soru: 3) San’at adlı şiirden hareketle şiir türü hakkındaki bir görüşünüzü paylaşınız. 

  • Cevap: Şairler şiirlerde duygularını anlattıkları gibi düşüncelerini, eleştirilerini de anlatabilir. Ancak bunu anlatırken şiirin kurallarına uymalıdırlar.


👉9.Sınıf Edebiyat Kitabı Yeni Müfredat  TÜM CEVAPLAR İÇİN TIKLA

...

9.Sınıf Edebiyat Ders Kitabı Cevapları MEB Yeni Müfredat 2027
9.Sınıf Edebiyat Ders Kitabı Cevapları MEB Yeni Müfredat 2027

👉9.Sınıf Edebiyat Kitabı Yeni Müfredat  TÜM CEVAPLAR İÇİN TIKLA

Yorum Kutusu

Daha yeni Daha eski

sponsor

sponsor