12.SINIF EDEBİYAT KİTAP CEVAPLARI MELİS YAYINCILIK, 12. Sınıf EDEBİYAT KİTAP CEVAPLARI, 12.SINIF TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI KİTAP CEVAPLARI, KİTAP CEVAPLARI, 2027
edebiyatdersi.com'un ,değerli akademisyen-öğretmen-öğrenci-edebiyat sever takipçileri.
Derskonum.com ailesi olarak, her dönemde olduğu gibi bu yeni eğitim döneminde de siz değerli öğrencilerimizin yanında olmaya devam ediyoruz.Kitap cevaplarından konu anlatımlarına, PDF ders notlarından sınav hazırlık içeriklerine kadar ihtiyacınız olan her şeyi titizlikle hazırlıyor, başarı yolculuğunuzda size rehberlik ediyoruz. Çünkü biz, birlikte öğrenmenin gücüne inanıyoruz!
Bu sayfamızda siz değerli takipçilerimiz için 2026-2027 12.Sınıf Edebiyat Ders Kitabı Cevapları melis Yayıncılık Cevapları üzerine bir paylaşım yapacağız.
İyi çalışmalar..
doğru konum= derskonum
destek olmak için lütfen LİNK paylaşınız
Siz de emek verdiğiniz yazılıları, notları veya ders videolarını paylaşarak bu bilgi ağının bir parçası olmak isterseniz, bize [mail adresi] adresinden ulaşabilirsiniz. Katkılarınız bizim için çok kıymetli!
İyi çalışmalar..
edebiyatdersi.com
CEVAPLAR AŞAĞIDA
- 12.Sınıf Edebiyat Dersi Kitap Cevapları Melis Yay. Sayfa 36-40-41 / İkindiyi Kılmak
.
12. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Melis Yayınları Sayfa 36
HAZIRLIK(…)
Bican ismi okununca bir adım öne çıktı. — Geç şöyle!..
Bican, işaret edilen tarafa yürüdü.
Ter basmıştı. Yüzünü gözünü tuzlu suya bulamıştı. Bir eli ile alnını sildi. Parmakları simsiyah olmuştu. Pantolonunun yan tarafına kuruladı. “Acaba kuş mu pisledi alnımızın orta yerine?” diye işkillendi. Koyun cebinden aynasını çıkarıp gizliden baktı. Aynanın orta yerinde önce simsiyah bir selvi gövdesi gibi fabrikanın bacası göründü, sonra Cevher Bican ’ın yüzü. Güneş yanığı, ablak, kanlı canlı bir çehreydi bu. “Her yanımıza kurum sıvanmış. Gündüz gözü nereye uğradık ki biz? Nereden yağar bu kurum? Hay Allah!…” İri kara gözlerini göğe kaldırdı. Güneşin yüzü perdelenmişti. Bütün gök pas çalığı bir bulutla kaplıydı. Adamın üstüne çöken, içini bunaltan bir bulut. “Bir ufak esinti çıkaydı…” Temmuzun ortasında yaprak kıpırdatmayan bir gün.
(…)
Mustafa KUTLU, Yokuşa Akan Sular
Soru: 1) “Önce” adlı hikâyeden alınan bu parçayı, anlatıcının bakış açısını değiştirerek tekrar yazınız. Anlatımda oluşan farklılıkları ifade ediniz.
Cevap:Hazırlık
Anlatıcının bakış açısını değiştirerek hikâye parçasının yeniden yazımı:
Bican ismi okununca bir adım öne çıktı.
"Geç şöyle!" dediler. Bican, titrek adımlarla işaret edilen tarafa doğru yürüdü. İçinde bir sıkıntı vardı; sanki tüm gözler onun üzerindeydi. Yüzüne sıcak terler birikiyordu. Belli ki alnı da suya bulanmıştı. Eliyle alnını silip baktığında, parmaklarının karardığını gördü. Pantolonunun yan tarafına gizlice parmaklarını sürttü. Aklından hızla bir düşünce geçti: "Kuş mu pisledi yoksa alnımıza?" diye içinden geçirdi. Yavaşça cebinden aynasını çıkardı ve kimseye belli etmeden baktı. Aynada önce fabrikanın kara bacası belirdi, ardından kendi yüzünü gördü. Güneşin kavurduğu, kocaman ve kanlı canlı yüzü aynaya yansıyordu. "Her yanımıza kurum bulaşmış! Nereye gittik biz böyle? Hay Allah, ne zaman üzerimize yağdı bu kurum?" dedi içinden. Başını göğe kaldırdı, ama gözlerine ilişen sadece paslı bir buluttu. Güneş çoktan bulutların arkasına gizlenmişti, gökyüzü karanlık ve bunaltıcıydı. "Keşke ufak bir esinti çıksa da içimiz ferahlasa" diye düşündü. Temmuzun bu boğucu sıcağında yaprak bile kıpırdamıyordu.
Bakış Açısı Farklılığı: Bu yazımda, birinci tekil şahıs anlatıcı kullanılmıştır. Orijinal metinde üçüncü şahıs gözlemci anlatıcı varken, yeni versiyonda karakterin iç dünyasına, düşüncelerine daha derinden giriliyor. Bican’ın iç sesine, düşüncelerine ve duygularına doğrudan ulaşarak daha kişisel bir anlatım elde ediliyor. Bu da okuyucunun Bican ile empati kurmasını kolaylaştırıyor ve olayları karakterin bakış açısından daha yakın hissettiriyor.
12. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Melis Yayınları Sayfa 40
Metni Anlama Ve Çözümleme
Soru 1: “İkindiyi Kılmak” adlı hikâyenin temasını ve konusunu belirleyip aşağıdaki ilgili alana yazınız.
Tema: Günlük yaşamın zorluklarıyla maneviyat arasında denge kurma.
Konu: Hikâye, Recai Bey’in yoğun işlerinin arasında namaz kılma çabasını anlatırken günlük koşuşturmanın getirdiği karmaşa içinde maneviyatını ihmal etmemeye çalışmasını konu alır.
Soru 2: Hikâyeler bir çatışma üzerine kurulur. “İkindiyi Kılmak” adlı hikâyedeki temel çatışmayı, bu çatışma etrafında metinde yer alan veya metnin ima ettiği diğer çatışmaları belirleyiniz.
Cevap: Hikâyedeki temel çatışma, Recai Bey’in günlük sorumluluklarıyla manevi sorumlulukları arasında yaşadığı içsel mücadeledir. Diğer çatışmalar arasında zamanın hızla akması, toplumsal sorumluluklar ve kişisel ihtiyaçlar bulunur. Bu çatışmalar modern hayatın kişisel sorumluluklar üzerindeki baskısını yansıtır.
Soru 3a: “İkindiyi Kılmak” hikâyesinde ele alınan dinî ve millî duyarlıkları belirleyiniz. Bu duyarlıkları; kişinin kendini bilmesi, mesuliyet duygusu, var olanı paylaşabilirlik ve dostluk değerleriyle ilişkilendirebilir misiniz? Açıklayınız.
Cevap: Hikâyede dinî duyarlılık, Recai Bey’in ikindi namazını kılmaya olan bağlılığında görülür. Millî duyarlılık ise toplumsal sorumluluklara ve insanlara karşı duyarlılığında kendini gösterir. Recai Bey’in dostlarıyla ilişkileri, paylaşma ve dayanışma temalarıyla örtüşmektedir. Bu unsurlar, bireyin hem kendine hem de çevresine karşı olan sorumluluk bilincini pekiştirir.
Soru 3b: Bu duyarlıkların bireysel ve toplumsal açıdan neden önemli olduğunu hikâyenin genelinden de yararlanarak açıklayınız.
Cevap: Dinî ve millî duyarlıklar bireyin topluma olan sorumluluğunu anlamasında önemli bir rol oynar. Recai Bey, bireysel olarak maneviyatını korumaya çalışırken toplumsal bağlarını ve sorumluluklarını da unutmamaktadır. Bu, toplum içinde daha güçlü bir dayanışma ve ortak değerlere sahip olmayı sağlar.
Soru 4: “İkindiyi Kılmak” adlı hikâyedeki kahramanların rol dağılımlarını, olay akışını etkileyen fiziksel, psikolojik ve ahlaki özelliklerini, toplumsal statülerini, tip veya karakter özelliği gösterip göstermediklerini belirleyiniz.
- Recai Bey: Stresli bir memur olarak işlerini yerine getirirken maneviyatını ihmal etmemeye çalışır. Psikolojik olarak gergindir ancak sorumluluk sahibidir. Kişisel sorunları ve içsel çatışmaları olan bir karakterdir.
- Kâmil: Recai Bey’in eski arkadaşıdır ve hikâyeye duygusal bir boyut katar. Olayları etkileyen, ancak derinlikli olmayan bir tiptir.
12. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Melis Yayınları Sayfa 41
Soru: a) Öyküleyici metinlerde olayların birbiriyle ilişkisi ve sıralanışı, olay örgüsünü oluşturur. “İkindiyi Kılmak” adlı hikâyenin olay örgüsünü belirleyiniz.
- Cevap: Müdürün Recai Bey’i belediyeye göndermesi, belediyede kömür karnesi sırasına girmesi, kasap sırasında Kamil’le karşılaşması, İhsan Amca’nın ölümünü Hayriye Teyze’nin hastanede oluşunu öğrenmesi, kavgayı ayırırken karakola düşmesi, elektrik parası sırasında akşam ezanı okunması, Recai Bey’in elektrik parasını ödemeden hastaneye Hayriye Teyze’yi ziyarete gitmesi.
Soru: b) Okuduğunuz metinden, bir tanıdığına rastlayan hikâye kahramanının kendine ve çevresine sorgulayıcı gözle bakmasını, çevresiyle ilgili izlenimlerini ve iç hesaplaşmalarını anlatan cümleler bulup gösteriniz.
- Cevap: “Demek İhsan Amca… Güneş buluttan bir çıkıp kayboluyor. Etraf kalabalıklaşıyor. Ayaklarım vıcık vıcık. Birine saati soruyorum. Başım döner gibi oluyor. Öğleyin bir şey yemediğimi hatırlıyorum. Daha doğrusu simitçilerin sesleri, lahmacun, sandviç sepetleri…”
Soru: 6) Hikâyede anlatılan olay nerede geçmektedir? Mekânların özelliklerini belirleyiniz. Olay örgüsünün ortaya çıkıp gelişmesinde mekânın işlevi nedir? Belirleyiniz.
- Cevap: Hikâyede geçen olaylar İstanbul Fatih’te, Beyazıt’ta bir okulda, belediye binasında, çarşıda, elektrik idaresinde geçmektedir. Anlatılan mekânlar kalabalığın olduğu yerler olduğu için hikâyenin içeriğindeki hayatın hızlı akışının insanı olumsuz etkilediği düşüncesini destekliyor.
Soru: a) Anlatmaya bağlı metinlerden olan hikâyelerde de bütün gelişmeler kurmaca bir kişi olan anlatıcı tarafından aktarılır. “İkindiyi Kılmak” adlı hikâyedeki; Hâkim, kahraman veya gözlemci bakış açısından hangisinin kullanıldığını belirleyiniz.
- Cevap: Hikâyenin anlatıcısı olayı yaşayan kahraman olduğu için kahraman bakış açısıdır.
Soru: b) Anlatıcının, yazarın düşünce ve kişiliğiyle örtüşen bir yansıtıcı olup olmadığını belirleyiniz.
- Cevap: Anlatıcı kurgu bir kişi de olsa yazarın kendisidir. Bu yüzden yazarın düşünce ve kişiliğiyle örtüşüyor.
Soru: 8) “İkindiyi Kılmak” adlı hikâyede Mehmet Akif Ersoy’un “Seyfi Baba” adlı manzum hikâyesinden “Ya hamiyetsiz olaydım, ya param olsa idi” dizesi alınmış böylece “metinler arasılık” tekniği uygulanmıştır. Bu anlatım tekniğinde bir yazar başka bir sanatçının metninden bazı parçaları kendi metninin bağlamında kullanabilir. Bu modern anlatım tekniğinin “İkindiyi Kılmak” adlı hikâyeye katkısını değerlendiriniz.
- Cevap: Bu hikâyede Recai Bey hasta ziyaretine giderken bu dizeyi söylüyor. Seyfi Baba şiirinde de böyle bir durum var. Dizeyi söyleyerek metnini anlam açısından zenginleştiriyor.
Soru: 9) “İkindiyi Kılmak” adlı hikâyede zaman, tasarıların anlatıldığı cümlelerde ileriye doğru; Mehmet Âkif Ersoy’un “Seyfi Baba” adlı şiirinden bir mısranın hatırlandığı cümlede ise geriye doğru işlemektedir. Bu uygulamayı anlatım tekniği açısından değerlendiriniz.
- Cevap: Metnin son paragrafında bütün fiiller gelecek zamanla çekimlenmişken sadece alıntı dize geçmiş zamanla çekimlenmiş. Bu anlatım zamanın akışını esnekleştirmiştir.
Soru: 10) Edebiyatımızda dinî ve millî duyarlıkları yansıtan hikâyeler yazan sanatçıların adlarını ve eserlerini sıralayınız.
- Cevap: Tarık Buğra “İki Uyku Arasında; Hikâyeler”, Sâmiha Ayverdi “Mabette Bir Gece”; Mustafa Necati Sepetçioğlu “Menekşeler Ölmemeli”, “Bir Büyülü Dünya”; Bahaeddin Özkişi “Bir Çınar Vardı”, “Dedi ki”; Tahir Kutsi Makal “Delitay”, Mustafa Miyasoğlu “Geçmiş Zaman Aynası”, “Devrim Otomobili”; Rasim Özdenören “Çözülme”, “Çok Sesli Bir Ölüm”, “Denize Açılan Kapı”; Mehmet Niyazi (Özdemir) “Bayram Hediyesi”, “Yazılmamış Destanlar”; Osman Çeviksoy “Ağlamak Yasak”, “Duvarın Öte Yanı”, “Derdimi Gül Eyledim”; Nazan Bekiroğlu “Nun Masalları”, “Cam Irmağı Taş Gemi”; Sadık Yalsızuçanlar “Şehirleri Süsleyen Yolcu”, “Bir Yolcunun Hâlleri”, “Hiç”, “Ayan Beyan”

Yorum Gönder